(Haberin Videosu Sayfa Altındadır)

SES, BES ve Eğitim-Sen Anamur Temsilcilikleri, bugün, 3 Haziran 2013 Pazartesi,Sabahattin Ali’yi, Ahmet Arif ve Nazım Hikmet’i anma gecesi düzenledi.

Anamur Eğitim-Sen Temsilcilği binasında yapılan gecenin açılış konuşmasını ve sunuculuğunu Sema Bozacı Durna yaptı. Sema Bozacı Durna, konuşmasına:

“Bu akşam, büyük ustaları hep birlikte saygı ile anıyoruz. Bu ölümsüz üç yürek, bizden önceki nesilleri, bizleri ve bugün de gençleri etkileyen kocaman çınarlar. Onların anlamlandırdığı evren; doğanın, sevginin, güncelin ve tarihselin, değişimin gücünün, direnmenin kaynaştığı bir duygu coğrafyasıdır. O koca yüreklerinde yeri geldiğinde bir çocuğun sevecenliğini, yumuşaklığını, yeri geldiğinde bir ordunun savaşçı ruhunu yerleştirmeyi bildiler. Üçü de bu toprağın, üzerinde yaşayanların ve yaşananların sesi ve vicdanı oldular.  Dinlediğimiz türkülerin, dillendiğimiz dörtlüklerin birçoğu bu ozan ve yazarlara aittir. Sesleri sesimiz, yürekleri yüreğimizdir. Söylenen bizim türkümüz, anlatılan bizim hikâyemizdir.” Diye başladı.

Açılış konuşmasının ardından kısa bir konuşma yapan Eğitim-Sen Anamur Temsilcisi Mustafa Bakır ise toplumlar için, sanatın, şairlerin önemini ve değerini vurguladığı konuşması şöyleydi:

“Doğru düşünce güzel sanatı yaratmanın temel koşuludur. Doğru düşüncelerin bize yansıyan ışığında bütün bir insanlığı görürüz. Yaşadığımız karmaşık yapının doğru yerinde duran şairlerimiz, sanatçılarımız, savundukları, devrimci, toplumcu düşünceleri ile insanı, geleceğinden koparmadan ele alarak, sanatlarına işleyen değerlerimizdir.

Bu şairlerimiz, sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için mücadele ettiler. Ömürlerini bu mücadeleye adadılar. Eserleri, birçok eser gibi, sanatımıza ve kültürümüze ışık tutmaya devam ediyor. Onlar sadece birer şair değil, aynı zamanda mücadele örneğidirler. Onlar ezilen emekçilerin, işçilerin ortak sesidir.    Nazım Hikmet 20 Kasım 1901 yılında dünyaya gelir. O bir dünya şairi, Özgürlük, Barış ve Emek mücadelesinin meşalesidir.

Hakkında acılan düzmece davalar yüzünden, ekmeğinden ve suyundan daha değerli bulduğu özgürlüğü elinden alınmıştır. Yıllarca zindanlarda yatmıştır.  Yattığı cezaevlerini adeta akademiye çevirmiştir.

Ozan ölümüne kadar bir militan gibi yasamıştır. Aşkın, doğanın, devrimin, özgürlüğün, barışın, başkaldırının şairidir. Aynı zamanda bir mücadele örneğidir. Onun şiirleri bir eylem çağrısı gibidir. Sabahattin Ali 25 Şubat 1907 yılında dünyaya gelir. Öğretmen olan, S.Ali birçok kez gözaltılar yasamıştır. Sonrasında öğretmenlik görevinden alınır. Rıfat Ilgaz ve Aziz Nesin le birlikte mizah dergileri çıkarırlar.

S.ALİ Anadolu insanına yaklaşımı ile edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiştir. Aldırma gönül, Leylim ley halk dilinde yazdığı şiirleri herkes tarafından bilinenlerdir.

Ahmet ARİF 21 Nisan 1927 dünyaya gelir. Siyasal görüşü nedeni ile defalarca gözaltına alınır. Mertliği ve samimiyeti ile anılır. Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümünde okurken iki kez tutuklanır. Hapislik günleri, işkenceler ve açlık içinde geçer.

Yaşadığı tüm acılara, eziyetlere rağmen o memleketini düşünür. Onun yüreği ırgat işçileri arasında, ezilen acılı halkının endişesindedir. Ezilenlerin birliğini, dayanışmasını, kardeşliğini savunur. 2 Haziran 1991’de aramızdan ayrılır.

Hayatlarında acıların, mahpusluğun, sürgünlerin ve işkencelerin hiç eksik olmadığı şairlerimiz, N.Hikmet sürgünlük yurdunda, Ahmet Arif bir Haziran gününde, sessizce, aramızdan ayrılır. Sabahattin Ali ise yurt dışına çıkarken katledilir.

Bu şairimizin bir birine benzeyen yanları, siyasal kimlikleri, devrimci mücadelenin şairleri olmalarıdır. Onların çektikleri acılar, ödedikleri bedeller, inandıkları dünya görüşlerinden dolayıdır. Onlar sınıfsız, sömürüsüz bir dünya yaratmak için her şeyi göze alarak mücadele ettiler.

Onlar için söylenebilecek en güzel şeyler isimlerinin, yapıtlarının ölümsüzlüğüdür. Yok, edilemeyen eserleri kültürümüze ışık tutmaya devam ediyor. İnandıkları değerlere sıkı sıkıya sarılan, onlar birer mücadele insanları olarak anılırlar.

Ülkenin emekçileri onları saygı ile anıyor. Onlar ezilen halkların kavgasında, yüreğinde yaşıyorlar.”

 

 

Gecede, Nazım Hikmet Oktan, Nazım Hikmet’in  “Dünyayı Verelim Çocuklara” şiirini, Handan Oğurlu “Nazım Hikmet’e” şiirini, Alp Aslan Apaydın, “Şarkılarımız” şiirini, Ayfer Öztok Nazım Hikmet’in “Vatan Haini” şiirini ve Ahmet Arif’in “Anadolu” şiirini, Arife Salman “Yaşamaya Dair” şiirini, Çiler Apaydın, Nazım Hikmet’in “Şeyh Bedrettin” destanını ve “Memetcik Memet”ini, Handan Oğurlu, Ahmet Arfi’in “33 Kurşun”unu okudular. Hatice Deniz ve Emrah Arıkan, şairlerin şiirlerinden örnekler sunarken, Ali Yücel, şiirlere bağlamayla eşlik etti. Ayrıca, Akif Kum ve Çağdaş Koz da gecenin sonunda, müzik dinletisi sundular.